Tarihin İnşası ve Siyaset Cilt 2 (2. Baskı)

CİLT 2Resmi ideolojinin ?ritüel?i, ?ben?e ?biz? içerisinde yer açan bir seramoniler dizgesidir. Ona itâat etmeli, tâbi olmalı, sorgusuz koşulsuz varlığımı ona armağan etmeliyim; ritüellerin bu olmazsa olmaz ideolojisine baş eğmeli, kendimi onun kol¬larına bırakmalı -böylece- beni sarma¬layan üstün ve mukaddes irâdenin bana vadettiği yerlere ulaşabileceğimi de aklımdan hiç ama hiç çıkarmamalıyım: Yani, erkekler cemaatine (?biz?ine) kabul edilmek istiyorsam, sünnetçi¬nin şahsında somutlaşan irâdeye teslim olmalı, bu kamu¬sal törende (ritüelde) çektiğim acıyı ?biz?e yani erkeklerin hârim-i ismetine, bir başka ifâde ile bu ritüele katılmayaların girmesine izin verilmeyen kutsal alana (?erkek?liğin resmi ideolojisine) dahil olmanın sevinciyle teskin etmeliyim; 23 nisanlarda ?neş?e dolmalı?, Faruk Nafız Çamlıbel ve Behçet Kemal Çağlar?ın 10. Yıl Marşı?nda be¬lirttikleri gibi, kanımla özyurdun haritasını çizebilmeliyim. Kendimi öz yurda fedâ ederek varlığımı Türk varlığına ya da bedenimi sünnetçiye tes¬lim etmedikçe makbul vatandaş ve/ya Müslüman olmanın kapıları ?yani ?ben?i ?biz?e dâhil edecek sihirli kapı- ka¬palıdır. Ritüelin ideolojisi bu kadar serttir. Koşulsuz itâat sözü almadan kucaklamaz ?ben?i ?kutsal (olan)?; işte tam da bu nedenle, statükoya açılan kapıyı aralayarak mukad¬dese erişmemin ve o kapıyı araladığımda bana vaadedilen¬lere kavuşmamın bir oyunu hâline gelir ritüeller. Bu oyun ritüellerdir ve itâat de onun mütemmim cüzü. Çünkü, ritüelin ideolojisi bu oyunun kuralını tartışmasız kabullen-memde gizlidir. Böylece, tabir-i câizse, ritüel, resmî ideoloji ile ?ben?im aramda kurulan bir ?kör-topal? ilişkisi hâlini alır. Ritüel yoluyla kurduğum bu ilişki ile resmî ide¬oloji ?resmî?liğini, ?ben? de ?makbul vatandaş?lığımı kaza¬nırım. Böylece resmî ideoloji mukaddes,?ben? ise onu tak¬dis eden ?mümin? hâline gelirim; onu takdis etmeyenlerse? (siyasal) kafir.

 

 

 

 

 

Diğer Kitaplar